Hocanın müjdesi “Dişisi de yarın geliyor”

Tarih : 07/12/2020

Bu haftaya biraz tebessümle başlatayım istedim…

Çokça konuşulan ve hemen hemen hepimizin bildiği bir hikâyeyi sizinle paylaşayım.

Timur savaştan dönerken Akşehirli köylülere hediye olarak bir fil vermiş.

Köylüler bu bağışı sevinçle, alkışla karşılamışlar.

Bir zaman sonra fil, köydeki ekinlere zarar vermeye başlamış, köylü son derece şikâyetçiymiş bu durumdan.

Düşünmüşler!

Timur’la arası en iyi olan Nasrettin Hoca’ya gitmişler.

Hocam senin Timur ile ilişkilerin çok iyi, seni sever. Gidip söyle de bu fili alsın! Derler.

Hoca köylülere güvenemez… “Tamam gideceğim. Yalnız sizde benim arkamdan geleceksiniz, ben sizin adınıza konuşacağım” cevabını verir.

Yola çıkıp Timur’un otağına varırlar. Otağın kapısında hocayı karşılayan Timur sorar?

Hayrola hocam! Buyur, ne istersin?

Hoca, cevap vermeden arkasını dönüp bakar., Bakar ki arkasında kimse yoktur.

Yanıt verir…

“Hünkârım Akşehirli sizin gönderdiğiniz fili çok sevdi; ancak yalnızlığına üzülüp duruyor, ferman buyursanız da yanına bir de dişi fil getirseler.”

Timur memnun:

– Çok yaşa Hoca, der, bunu nasıl düşünemedim. Var git müjdeyi hemen ver.

Hoca, otağın kapısından çıkınca, sağa sola saklanan Akşehirliler etrafını sarar ve merakla sorarlar:

– Müjde bekleriz Hoca, fil ne zaman gidiyor?

Hoca ise müjdeyi verir:

– “Alın size müjde, dişisi de yarın geliyor!”

Köklü bir medeniyete sahip ülkemden, her döneme uyan bir örnekti.

Okudunuz tebessümle…

Bende okudum.

Pandemi döneminde olmamıza rağmen yılbaşında artacak;

Vergiler…

Kiralar

Halen süregelen zamlar,

Paranın değer kaybı…

Esnaf sıkıntılı. İşveren, işçi, emekli kaygılı…

Ancak…

Hayatımızı kolaylaştırmanın çok gerisinde kalan umutsuzluk aşılasa da, mücadeleye devam.

Çünkü geleceğe umutla bakmak gerek…

KISITLAMA…

Geçtiğimiz haftasonu 2 gün evde kaldık.

Marketi mazeret gösterip alışveriş bahanesiyle çıkanlar ve mahallenin haşarı gençleri dışında ana hatlarıyla uyuldu.

Şimdi sonuçlarına bakalım.

Aşı.

Gelir gelmez vurulalım.

Zira…

Şakası yok bunun…

RES & GES Enerji

Akkuş 1750 rakımlı Taz Yaylası RES ile tanıştı.

Ve aklıma takıldı.

Madem bu rüzgâr enerjisiyle elektrik üretiliyor, 3 ilçeye yetecek enerji depolanabiliyor…

Doğalgaz Çevrim santrallerine, kömürlü çevrim santrallerine ağırlık vermek yerine RES(rüzgar) ve GES(güneş) öne çıkarılamaz mı?

İzmir/ Aliağa… Tokat… Malatya…

Merzifon gördüklerim… Akkuş’ta başladığı gibi.

Japonya çatılara GES Panellerini devlet eliyle taktırıyor. Isıtma ve elektrik güneşle buradan karşılanıyorken…

Gecikmeyelim…

Çağ böyle atlanır.

Kalın sağlıcakla…