ODÜ Rektörüne açık mektup…

Tarih : 02/11/2020

Sayın Rektörüm..

Amacınız mevcutta hizmet veren Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi binasını ODÜ Ünye Yerleşkesi ‘ne taşımaksa, Ünyeliler buna asla müsaade etmez.

Biliniz.

Amacınız; AK Parti Genel Başkan Vekili Ünyeli Hemşerimiz Prof. Dr. Numan Kurtulmuş’un, sizin de bulunduğunuz ortamda ‘Burada üç tane yeni fakülte açalım. Bu fakültelerden birinin binasını Ünyeliler yapsın, bir tanesini biz yapalım, bir tanesini üniversitenin kendisi yapsın.’ İfadesi dışında bir düşünceyse..

Hemşerimiz KURTULMUŞ ve Ünyeliler buna da asla müsaade etmez.

Biliniz.

Ünyeli STK’lar ortak noktada buluştu. “Yeni bölüm olmayacak, yeni bölümler için bir yapı düşünülmüyorsa, orada bina niye yapılsın ki?” Diyorlar…

Bu karmaşaya adımıza empati yaparsanız, siz olsanız girer misiniz?

Amacınız; ODÜ Cumhuriyet Yerleşkesini ihya etmek ve merkez oluşturmaksa;

Tarihini iyi bilmemiz gereken Ünye’nin, geçmişte eğitimin adresi bir ilçe olduğunu kabullenerek, beklentilere cevap vermek gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Her platformda eşitlikten bahseden size, en uygunu.

Yıllardır bir amaçta birleşen ve bugün en değerli, en kapsamlı arazilere sahip, batı kapısı olarak bütün şehri oluşturacak Ünye Yerleşkesinin temellerine katkınızı beklemek en doğal hakkımızdır.

Olmayacaksa…

Bekleriz.

Olmasını bekler. Olması için yoğun gayretimizi de sürdürürüz.

Ordu’nun en büyük 2. ilçesi konumunda Ünye, sizden bu gayreti bekliyor…

Ve…

Kalbiniz ve azminiz bizimle biliyoruz…

Ayrıca;

Ünye İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrenci sayısının her geçen gün azalması bizleri tedirgin ediyor…

Kaliteli bir sistemin de tarafınızca buraya kurulacağına inancımızı yineleyerek, Ünye’den selamlarımızı iletiyoruz.

Saygılarımızla…

Ünye Kalesi

Arkeolog arkadaşım Ali Rıza NAL ile gezdiğim Ünye Kalesi bana gelecek ile ilgili çok ümit verdi…

230 metre aşağıya raylı sistemle inip, taşların boşaltılması çalışmasını yerinde görmek beni heyecanlandırdı.

2 yukarıda, 2 de aşağıda çalışanların telefonla irtibatlarını izledim.

Sonuna dek indik. Çalışmada günde 3 metre ilerlendiğini ve dibe doğru inildikçe merdivenlerin daha az bozulmuş olduğunu gördüm.

İlginç olan havalandırmaydı…

Yarıya kadar borularla hava verilmişken, dipte oksijen sorunu yaşanmaması dikkatimi çekti.

Aşağıda duvarlarda is tabakası, geçmiş savaşlarda yangını çağrıştırsa da, gözlerim o dönemde nasıl ışıkla inilebileceğine yönelik doneler aradı.

Şimdi;

Ünye Kalesi içinde ki bu çalışma:

Ne kadar daha sürer?

Dipte nereye ulaşılır?

İddia edildiği gibi bir kapı var mıdır?

Göreceğiz.

Ancak..

Ünye Kalesi, bu haliyle bile beni heyecanlandırdı.