Yağmur yağsın ya da yağmasın; binaların saçaklarından, gelişigüzel bırakılmış yağmur oluklarından ve klimalardan damlayan sular kaldırımda yürüyenlerin üzerine boca ediliyor. Şemsiyesi olan da nasibini alıyor, olmayan da. Üstelik mesele sadece ıslanmak değil; Buzlu havalarda bu sular görünmez bir tehlikeye dönüşüyor.
Kış aylarında klimalardan akan suların kaldırımlarda donması, özellikle yaşlılar, çocuklar ve engelliler için ciddi bir risk oluşturuyor. Bir anlık dalgınlık, bir adım kayma… Sonrası hastane, kırıklar, uzun iyileşme süreçleri. Oysa bu tehlike ne kader ne de doğanın kaçınılmaz bir sonucu. Tam tersine, denetimsizlikten ve ihmalkârlıktan kaynaklanıyor.
Burada Büyükşehir Belediyesi zabıtasına önemli bir görev düşüyor.
Binaların yağmur suyu tahliye sistemleri, klimaların dış üniteleri ve bu ünitelerden akan suların uygun şekilde yönlendirilip yönlendirilmediği düzenli olarak denetlenmeli. “Herkes kendi binasından sorumludur” demek yetmiyor; kamuya açık alan olan kaldırımlar, kamunun doğrudan sorumluluğundadır. Vatandaşın güvenli bir şekilde yürüme hakkı, bireysel ihmallerin insafına bırakılamaz.
Sorun yalnızca su meselesiyle de sınırlı değil.
Geri mahallerde ana caddelerdeki düzensiz kablo yığınları, paslanmış tabelalar ve gelişigüzel asılmış reklam panoları ciddi bir görüntü kirliliği yaratıyor. Ünye’nin merkezinde başınızı kaldırdığınızda tarihi dokuyu, denizi ya da gökyüzünü görmek yerine karmaşık kablolar ve eskimiş tabelalarla karşılaşıyorsunuz. Bu manzara, bir il namzeti olarak anılan Ünye’ye yakışmıyor.
Bir şehir, vitrini kadar değerlidir. Şehir merkezleri o kentin kimliğini yansıtır.
Ünye gibi tarihi, kültürel ve doğal güzellikleri olan bir ilçenin merkezinde bu kadar düzensizlik olması, “nasıl olsa alıştık” diyerek geçiştirilemez. Alışmak, çözüm değildir; kabullenmektir. Oysa şehirler kabullenerek değil, talep ederek güzelleşir.
Elbette esnafın da, bina sahiplerinin de sorumlulukları var. Ancak bu sorumlulukların hayata geçmesi için caydırıcı denetimler ve yaptırımlar şart. Uyarı levhaları, göstermelik kontroller ya da şikâyet olunca yapılan geçici müdahalelerle bu sorunlar çözülmez. Süreklilik gerekir, kararlılık gerekir.
Ünye, potansiyeli olan bir ilçedir..
Bunu sık sık dile getiriyoruz. Ama potansiyel, somut adımlarla desteklenmediği sürece sadece güzel bir temenniden ibaret kalır.
Islanan kaldırımlar, buz tutan yürüyüş yolları, paslı tabelalar ve karmaşık kablolar; hepsi küçük gibi görünen ama bir araya geldiğinde şehir yaşamını zorlaştıran detaylar.
Ve daha önemlisi, bunu düzeltmek için kim, ne zaman, ne yapacak?
Kalın sağlıcakla…



